Translate

30 Mart, 2013

YA DİKİŞ TUTMAZSA!

Acılar iğne, umutsuzluklar makas. İlmik ilmik düşlerimle, en düzgün anıları
seçerek ardına gizlenelicek mutluluklar dikiyorum. Acılar, mutsuzluklar ve
düşlerim ayrıntılara gizleniyor! Ne kadar güzel görünüyor onların birleştirdiği,
hepsi bir arada, mutluluk. Ya dikiş tutmazsa! Yaşamakta bu değil mi?
Riyakarlıkla suçluyor anlamayanların dili...
Pimi çekilmiş mutluluklar bunlar! Dikiş tutmayan mutluluğun ardı, çırılçıplak
gerçek. Ya dikiş tutmazsa ya da sökülü verirse ansızın gerçeğe, öldürmez mi?
Öldürmez mi, öldürmese de öyle nasıl yaşanır!

                                                                               ''Burak SEVİNÇ''

24 Mart, 2013

YALNIZ DEĞİLİZ

Yol nasılsa yanlış yollara çıkarak doğru yolu bulur. Kaybolmayız bu zaman
içinde korkma! Hayat bilir, vakti geldiğinde herkes sevildiğine varır.
Gün ölür, bu karanlıkta uyuruz. Kavuşulmamışlıklarımızla bu gitmişliklerimiz...
Yalnız değiliz. Yarın nerede olacaksa, orada tekrar uyanacağız.
Gül ölür, kokusu kalır. Aşıklıklarımızla bu sahipsizliklerimiz...
Yalnız değiliz. Başka bir vakit seveceklerse, orada tekrar kavuşacağız.
Her nerede ve nasılsak, aslında, yalnız değiliz!

                                                                                ''Burak SEVİNÇ''

21 Mart, 2013

O'NUN ŞARKISI

O yalnız banka oturup, aynı kaderi paylaştığını düşünürsün. Tüm karanlığa
rağmen sokak lambasının aydınlattığı cılız umuda sarılarak kafanda sonsuza
kadar çalacakmış gibi o'nun şarkısı...
Gece ilerlededikçe zifiriye, anılar etrafını sarar, düşündükçe o, düştükçe içine
alev alev! Değiştikçe sahne, Arkadan aynı tınılar yükselir. Tüm anıların ardında
çalan sevdalı melodi, aşık sözler, o'nun şarkısı!
                                                                                ''Burak SEVİNÇ''

10 Mart, 2013

İDAM ETTİ'LER

Hani idam yoktu! Oysa benim onlarca, yüzlerce duygularımı öldürdü'ler.
Sorsanız anlarsınız. Şiirlere, şarkılara, sözlere... Sorgusuz sualsiz neler gitti!
Kalbe geçirilmiş o ilmik, üzerinde durduğu aşk'a tekme atılarak düğümlendi.
Son dileği dahi sorulmamış, şans verilmemiş, ön yargıların ardında kalmış
sevmeler...
Her sevenin büyüttüğü aşkı, henüz çocukken idam etmedi mi o sevgililer.
O sevilmekten korkanlar! Onlar, en güzel sevdaları idam etti'ler!

                                                                             ''Burak SEVİNÇ''

03 Mart, 2013

ADAM OLMACALAR

Dışı, bir kalıp. Kaç köşe, kaç kenar... Kapalı bir kutu ve parmaklıları var,
herhangi bir olgu ya da onların yargılarından, hapis. İçi uysallaştırılmış,
kandırılmış, kelepçelenmiş özgürlüklerle dolu! İnsanın, insanı ve haytın, insanı
şekillendirme arzusu. Büyüdükçe şeklini aldığımız kalıp, beklenen en doğru
olma yanlışı, adam olmacalar!
Bir sonrakilerin, bir öncekilere benzeyerek ilerlemesi, olmak ve ölmek!..
Bu esaret!.. Takdiri takip ederek tekrar olmanın, olamamışlara üstünlük
yaftaları bunlar! Aklım almıyor, adam olmacaları. Çünkü, onlar kalıptan
ibaretler.
                                                                                ''Burak SEVİNÇ''