Öyle fırtınalar kopuyor ki aklımda, uçurtmalarım gökte gözle görülmeyecek
kadar uzaklaşıyorlar bazen! O vakit seni de uzaklaştırıyorlar benden...
Sevildiği diyardan uzak, yalnız, yorgun ve bazen paramparça söylüyorlar seni...
'Kolu kanadı kırık' 'üstü başı paramparça!..'
Herhangi bir yerde sahipsiz buluyorum onları tek tek. Her biri başka sensizliği
anlatıyorlar gibi...
O vakit; Susuyorum her şeye, suç benim, sebebi sen! Onlar, sen'li
uçurtmalarım.
''Burak SEVİNÇ''
Özgür bırakılan fikirlerin gökyüzündeki rengarenk süzülüşü... fikir uçurtmaları...
Translate
25 Kasım, 2012
PARÇALARIN BÜTÜNÜ 2
Bir kalbi var mıydı? Diye soranlara susuyorum. Ben de hiç görmedim.
Boşluğa bakmak gibiydi birbirimize bakışlarımız. Filmlerde olur sadece...
Bazen söyleyemediğim herşey'dir bir şey! Şimdi ne söylesem...
Konusu aşk olan hikaye de hep uçurumun kenarında yürüyendir aşık karakter.
Yol uzuyor sanki...
Ardından çok koştum, yetişemeyeceğim sanırım! Biraz da sen gelsen...
Öyle bir vakit ansızın gelsen, biz bize kalsak sadece...
Ne bileyim işte! Öyle olsun istiyorsam.
Kavuşulmaz mı dersin bu aşk? Ben neredeysem, sen bir geçmiş duraktasın!
Sonra dedim ki...
İki kişilik bir yalnızlıktı tüm hikaye.
Boşluğa bakmak gibiydi birbirimize bakışlarımız. Filmlerde olur sadece...
Bazen söyleyemediğim herşey'dir bir şey! Şimdi ne söylesem...
Konusu aşk olan hikaye de hep uçurumun kenarında yürüyendir aşık karakter.
Yol uzuyor sanki...
Ardından çok koştum, yetişemeyeceğim sanırım! Biraz da sen gelsen...
Öyle bir vakit ansızın gelsen, biz bize kalsak sadece...
Ne bileyim işte! Öyle olsun istiyorsam.
Kavuşulmaz mı dersin bu aşk? Ben neredeysem, sen bir geçmiş duraktasın!
Sonra dedim ki...
İki kişilik bir yalnızlıktı tüm hikaye.
''Burak SEVİNÇ''
11 Kasım, 2012
NE YAPSAN OLMAYACAK
Ne yapsan olmayacak! Otur, al çayını ve yak sigaranı...
Seni yalnız bırakanlara, yasaklara rağmen sen yalnız bırakma çayını, yak o
sigarayı! Derdini anlat o'na, kendine, seni sen dinlemiyorsan senden başka kim
dinler. Dinle kendini. Uçup gidecekler sigaranın dumanıyla...
Git peşlerinden, bulacaksın elbet onları; Kimi ağaçta, kimi yerde, kimisi olmuş,
kimisi bu vaktin değil henüz. Olmayacak!
Hayat gibi tatsız bırakma sakın çayı, at içine şekeri seni tatsız bırakanlara
rağmen. O'nun ateşi yakmamışsa seni neye bitersin. Sen yak sigaranı, bak o
senin için bitecek! Dumanıyla gidecekler. Bir vakit dönecekler. Üzerine
yağacaklar, sen o vakti bitirmişsin. Yine olmayacak!
Otur, al çayını, yak sigaranı, anlat ve dinle kendini, böyle biraz daha iyi...
Yoksa; Ne yapsan olmayacak!
''Burak SEVİNÇ''
03 Kasım, 2012
ÇOK ESKİLERE GİTMEK İSTİYORUM
Çok eskilere gitmek istiyorum. Eskilerime...
Binlerce kişiyi tanımadığım, o'nlarca sevgiyi bilmediğim, binlerce müziği
dinlemediğim, onlarca şehri sevmediğim...
Korku ne bilmediğim. Anıların olmadığı o yer, çok eskilere gitmek istiyorum.
Sen yok! O yok! Başkaları da...
Yoklukların mutluluğuna, yoklukların acıtmadığı geçmişe, yoklukların yüreği
ağırlaştırmadığı o vakte...
Oyuncaklarımın sadece birer hatıra olmadığı, onlarda kurduğum dünyaya...
Çocuklar gibi olduğum zamana değil, çocuk olduğum o zamana...
Çok eskilere gitmek istiyorum.
''Burak SEVİNÇ''
Binlerce kişiyi tanımadığım, o'nlarca sevgiyi bilmediğim, binlerce müziği
dinlemediğim, onlarca şehri sevmediğim...
Korku ne bilmediğim. Anıların olmadığı o yer, çok eskilere gitmek istiyorum.
Sen yok! O yok! Başkaları da...
Yoklukların mutluluğuna, yoklukların acıtmadığı geçmişe, yoklukların yüreği
ağırlaştırmadığı o vakte...
Oyuncaklarımın sadece birer hatıra olmadığı, onlarda kurduğum dünyaya...
Çocuklar gibi olduğum zamana değil, çocuk olduğum o zamana...
Çok eskilere gitmek istiyorum.
''Burak SEVİNÇ''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)