Gecenin kirlenmiş karanlığı ve ruhların yorgunluğuna bir ilaçtı, biraz
huzura gelinmiş caminin avlusun da, gönüldeki dertlerin dilden dökülmesine
aracıydı yahut. Yaşlı muhabbetler arasında metal kaşıkların cam bardakları
tıngırdatma sebebiydi belli ki...
Rüzgarı hiç eksik olmayan o avludaki küçük bir çay ocağından çıkardı.
Lezzetini bilemedim hiç, değişirdi çünkü her anlattığımda, her dinlediğimde
ve rüzgar her estiğinde başka bir tad bırakırdı damakta, böylece her yudum
yeni bir yola çıkmaktı. Ve yeni bir başlangıçtı cümlelerde.
İçtikçe, geçmemişleri anlattığım, içildikçe geçmemişlerin anlatıldığı, başka
bir tad vardı 'o çay'da.
''Burak SEVİNÇ''

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder