Bizim bu hikayemiz bir filmdi. Öyle güzel bir senaryo yaşatıyordum ki
kafamda hiç bir anı mutsuzluk değildi. Ve sonu, tabiki mutlu son'du. Kader
bu ya! Belli mi olur. Tersi, yani mutsuzluk her zaman hayatın içinde bir
yerlerde saklıydı. Ama senin karşına hiç bir zaman çıkmasın diye,
o mutsuzlukların karşısında ben olacaktım. Mutlulukta engel olmazdı.
Mutsuzluktaki engelleri ise ya boyum, ya ruhum yettiğince aşardım. Sana
değmesinler diye...
Lakin; Bu film öyle bir yerde kaldı ki devamsızlığı acıya, hasrete,
umutsuz beklentilere yol almaya başladı. Son'u gelmeyecekti belli ki...
Başkaları olmayacakmıydı hayatlarımızda, onlarlada mutlu olamayacakmıydık.
Neden olmasın ki onlarlada yaşanacak çok güzel film gibi zamanlar
kurgulayacaktı elbette hayat bize...
Böyle bizim gibi yarım kalacaktı kimileri, bir tanesi son sahnesine kadar
devam edecekti. Öyle bitecekti bu film.
Eğer ki; Biz saçma sapan düşüncelerin kurbanı değilsek neden, sınıfta
kaldık. Neden bu film de son olamadık. Şimdi kaç kişi yalnızdık,
'Bu filmin devamsızlığı'nda...
''Burak SEVİNÇ''
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder