Bizim bu hikayemiz bir filmdi. Öyle güzel bir senaryo yaşatıyordum ki
kafamda hiç bir anı mutsuzluk değildi. Ve sonu, tabiki mutlu son'du. Kader
bu ya! Belli mi olur. Tersi, yani mutsuzluk her zaman hayatın içinde bir
yerlerde saklıydı. Ama senin karşına hiç bir zaman çıkmasın diye,
o mutsuzlukların karşısında ben olacaktım. Mutlulukta engel olmazdı.
Mutsuzluktaki engelleri ise ya boyum, ya ruhum yettiğince aşardım. Sana
değmesinler diye...
Lakin; Bu film öyle bir yerde kaldı ki devamsızlığı acıya, hasrete,
umutsuz beklentilere yol almaya başladı. Son'u gelmeyecekti belli ki...
Başkaları olmayacakmıydı hayatlarımızda, onlarlada mutlu olamayacakmıydık.
Neden olmasın ki onlarlada yaşanacak çok güzel film gibi zamanlar
kurgulayacaktı elbette hayat bize...
Böyle bizim gibi yarım kalacaktı kimileri, bir tanesi son sahnesine kadar
devam edecekti. Öyle bitecekti bu film.
Eğer ki; Biz saçma sapan düşüncelerin kurbanı değilsek neden, sınıfta
kaldık. Neden bu film de son olamadık. Şimdi kaç kişi yalnızdık,
'Bu filmin devamsızlığı'nda...
''Burak SEVİNÇ''
Özgür bırakılan fikirlerin gökyüzündeki rengarenk süzülüşü... fikir uçurtmaları...
Translate
30 Haziran, 2012
16 Haziran, 2012
SUSMUŞ O KELİMELER
Senden sonra, aslında sensizlikten sonra küsmüş olsalar gerek ki sevdalara,
yalnızlıkların ardına pusmuş, susmuş o kelimeler. Vakitlice yoklarım bu
sessizliklerini, doldurarak bir kadeh, sohbet vakitleri...
Sarhoş ettikçe, dolu kadehler sohbeti, sarhoş oldukça aşık. Vakti geldikçe,
zehirlendikçe kelimeler!..
Bi'şeyler anlatıyorlar, onlar bi'senler söyler gibi...
Yokluğunu sevmediklerini duyar gibi oluyorum. İlerledikçe zaman...
Sohbetin sohbeti, sohbetler haline getirdiği bu gece vaktindeyiz.
Anlatılıyor, anlatıyorlar, içlerinden içleri dökülüyor zamana...
Cümleler de çoğalarak ilerliyor sevmeler! Nihayetinde canlanıyorlar dillerde,
başka kalplerdeki sen gibilerle yalnız kalan, zehirlendikçe dile gelen,
susmuş o kelimeler.
''Burak SEVİNÇ''
yalnızlıkların ardına pusmuş, susmuş o kelimeler. Vakitlice yoklarım bu
sessizliklerini, doldurarak bir kadeh, sohbet vakitleri...
Sarhoş ettikçe, dolu kadehler sohbeti, sarhoş oldukça aşık. Vakti geldikçe,
zehirlendikçe kelimeler!..
Bi'şeyler anlatıyorlar, onlar bi'senler söyler gibi...
Yokluğunu sevmediklerini duyar gibi oluyorum. İlerledikçe zaman...
Sohbetin sohbeti, sohbetler haline getirdiği bu gece vaktindeyiz.
Anlatılıyor, anlatıyorlar, içlerinden içleri dökülüyor zamana...
Cümleler de çoğalarak ilerliyor sevmeler! Nihayetinde canlanıyorlar dillerde,
başka kalplerdeki sen gibilerle yalnız kalan, zehirlendikçe dile gelen,
susmuş o kelimeler.
''Burak SEVİNÇ''
10 Haziran, 2012
GELEN GİDENİ...
Anlamsızlık içinde kavrulup duruyorum ya! Hani, sen pişiyorsun evlat,
dedikleri üzeri kabuk tutmaya bırakılmış acılar. Sonra, acı dolu bir kabuk
tutacak üzerim, taa ki mutluluk rüzgarları esip o kabuğu savuruncaya...
Yağmurlar yağacak, belli ki acılarından kurtulmuş bir mutluluk yeşerecek
o vakit! Başlangıçlar yeni, bitişler bu oyunun tekrarı olan acılar...
Büyüdükçe herşey gibi o da gerçeklerle yüzleşecek. Giden olmuş, gelen
olacak. Ya kalan! Korkarım acılar yeniden başlayacak. Ve bu döngü hep
acıtacak, gelen gideni...
''Burak SEVİNÇ''
dedikleri üzeri kabuk tutmaya bırakılmış acılar. Sonra, acı dolu bir kabuk
tutacak üzerim, taa ki mutluluk rüzgarları esip o kabuğu savuruncaya...
Yağmurlar yağacak, belli ki acılarından kurtulmuş bir mutluluk yeşerecek
o vakit! Başlangıçlar yeni, bitişler bu oyunun tekrarı olan acılar...
Büyüdükçe herşey gibi o da gerçeklerle yüzleşecek. Giden olmuş, gelen
olacak. Ya kalan! Korkarım acılar yeniden başlayacak. Ve bu döngü hep
acıtacak, gelen gideni...
''Burak SEVİNÇ''
03 Haziran, 2012
SORU İŞARETİ
Aklım da bir soru işareti, onlarcası oldu. Çözmeye çalıştıkça karmaşık çok
karıştık. Bir kapıdan girdim, aynı kapıdan çıkış yokmuş! Bir başka kapı daha
varolsa, bir başka kapı daha varoluyor. Kapı kapıya, kapılar kapılara
açılıyor. Çıkışı aradıkça kurtuluş daha da karmaşıklaşıyor. Sana ulaşmak için
aradığım yollar onlarca kapılı, tam sen derken o kapı yüzüme kapalı, sanki
tüm kapıların bana kapalı ve hepsinde o şoru işareti, göremezden geldiğim ne
ki, neyi kaçırıyorum. Bilmediğim ve cevaplayamadığım ne! Doğru kapı hagisi ve
ne anlatıyor bu 'soru işareti'
''Burak SEVİNÇ''
karıştık. Bir kapıdan girdim, aynı kapıdan çıkış yokmuş! Bir başka kapı daha
varolsa, bir başka kapı daha varoluyor. Kapı kapıya, kapılar kapılara
açılıyor. Çıkışı aradıkça kurtuluş daha da karmaşıklaşıyor. Sana ulaşmak için
aradığım yollar onlarca kapılı, tam sen derken o kapı yüzüme kapalı, sanki
tüm kapıların bana kapalı ve hepsinde o şoru işareti, göremezden geldiğim ne
ki, neyi kaçırıyorum. Bilmediğim ve cevaplayamadığım ne! Doğru kapı hagisi ve
ne anlatıyor bu 'soru işareti'
''Burak SEVİNÇ''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)