İki ekmek bir gazete diye seslenilen veya sepet sarkıtılan bakkal...
Bir zaman evin yeni büyümüş, küçük adamının bakkala gidebilme zamanı
geldiğinde, parayı düşürmesin diye cebine iyice sıkıştırılır ve
merdivenlerden inerken düşmesin diye de aşağıya kadar indirilir, bakkala
gidip gelirkende arkasından bakılırdı.
Küçük adam elinde kendi kadar ekmek poşeti ve paranın üstündünden kalan
miktarla ilk kahramanlığı için kendini ödüllendirmiş, yüzünde o çoçukça
mutlulukla dönerdi.
Zaman; akıp gider hayatın altından...
Bakkaldan ekmek almanın kahramanlık olduğu o günleri özlersin ama
değişmiştir herşey, sana bişey olmasın diye merdivenlerden inerken kimseler
tutmuyordur elinden, bakkala gidip gelirken merak edip artık kimseler
bakmıyordur ardından...
Sonunda, sıradan bir dükkan olur senin için 'o bakkal'
''Burak SEVİNÇ''
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder