Translate

21 Ağustos, 2011

SEV(M)İYOR


Küçük bir köyün, sakin, sessiz ve kalabalıktan arınmış aşkları...
Zamana yenilmiş tatlı bekleyişleri, sevgiliye özenilerek yazılmış aşk kokan
mektupları, sevgilinin yüzünü birkaç dakika görebilmek için küçük
kaçamakları...
Başımızı yastığa koyduğumuzda yüzümüzde küçük bir tebessümle o'nu
düşlerken, sev(m)iyor mu düşüncesiyle soluksuz kalp atışları...
Sevgilinin penceresinin önünden geçerken, yürüdüğü yoldan yürürken, aynı
havayı soluduğunu, aynı anı düşlediğini bilmenin heyecanıydı bir zamanlar
sev(m)iyor.
Şimdi;
Beton şehirlerin, soluyamadığımız kirli havasında karmaşık sokaklarda
yürürken, kalabalığın arasında düşünmeye bile fırsat bulamadığımız
sevgilinin, sev(m)iyor mu? heyecanı...
Günü birlik ilişkilerde veya sevgi diyerek çıkılan yolda iki kişinin
birbirini deneyerek bu ilişki olmayacak denmesiyle noktaladığı aşklarda,
ucuz bir duygu yumağı haline getirilip, kaybedilen bir heyecan oldu,
sev(m)iyor.
Benimse; Aklımda o sevgiliyle dolaşırken küçük bir yeşilde bulduğum, beni
yeniden heyecanlandıran, o papatyanın son yaprağıydı artık, sev(m)iyor!..

                                                                            ''Burak SEVİNÇ''

Hiç yorum yok: