Özgür bırakılan fikirlerin gökyüzündeki rengarenk süzülüşü... fikir uçurtmaları...
Translate
21 Ağustos, 2011
SEV(M)İYOR
Küçük bir köyün, sakin, sessiz ve kalabalıktan arınmış aşkları...
Zamana yenilmiş tatlı bekleyişleri, sevgiliye özenilerek yazılmış aşk kokan
mektupları, sevgilinin yüzünü birkaç dakika görebilmek için küçük
kaçamakları...
Başımızı yastığa koyduğumuzda yüzümüzde küçük bir tebessümle o'nu
düşlerken, sev(m)iyor mu düşüncesiyle soluksuz kalp atışları...
Sevgilinin penceresinin önünden geçerken, yürüdüğü yoldan yürürken, aynı
havayı soluduğunu, aynı anı düşlediğini bilmenin heyecanıydı bir zamanlar
sev(m)iyor.
Şimdi;
Beton şehirlerin, soluyamadığımız kirli havasında karmaşık sokaklarda
yürürken, kalabalığın arasında düşünmeye bile fırsat bulamadığımız
sevgilinin, sev(m)iyor mu? heyecanı...
Günü birlik ilişkilerde veya sevgi diyerek çıkılan yolda iki kişinin
birbirini deneyerek bu ilişki olmayacak denmesiyle noktaladığı aşklarda,
ucuz bir duygu yumağı haline getirilip, kaybedilen bir heyecan oldu,
sev(m)iyor.
Benimse; Aklımda o sevgiliyle dolaşırken küçük bir yeşilde bulduğum, beni
yeniden heyecanlandıran, o papatyanın son yaprağıydı artık, sev(m)iyor!..
''Burak SEVİNÇ''
14 Ağustos, 2011
IQ'MU RÖLANTİYE ALDIM
Sadece küçük basit bir test, size yönlendirilen birkaç sorunun
cevaplandırılması sonucunda sayısal olarak sunulan bir değer IQ... İnsan
zekasının sayısal ifadesi olarak kabul edilen bu değerin öğrenilmesiyle
birlikte akıllarda bir tedirginlik hissi oluşur. Acaba aptalmıyım, lan bu
ne demek oluyor şimdi, ben neyim lan! yoksa Einstein falanmıyım... Derken
bünyeye göre IQ'lar da belirlenmiş oluyor. Asıl olay bundan sonra başlıyor
ya...
IQ'su yüksek olan bir kısım arkadaşla anlaşmak zorlaşıyor, başka dünyanın
insanı modeli oluşturuyorlar kendi eksenleri etrafında, bu da ister
istemez insanlar arasında kopukluklara neden oluyor, kopuklukları ortadan
kaldırmak içinse o arkadaşın IQ seviyesine çıkılması gerekir. Kitaplar,
ansiklopediler, bilimsel kaynaklar karıştırılarak yapılan zor ve
meşekkatli çalışmalardan sonra, bunu başardığınızda yüzünüzdeki
mutluluktan anlayabilirsiniz.
Henüz herşey bitmedi. Bunun tersi bir durumda var. Eyvah IQ'm düşük!
Korkuların başlangıcı, dünyanın anlaşılamaz bir yer olduğunu anlama
vakti. Üstelik üstesinden tek başına gelinemeyeceğinin anlaşılmasıyla
birlikte içine kapanık karanlık grupların kurulduğu bir yaklaşımın
başladığı an...
Bu tip arkadaşları anlamak için ne mi yapmalıyız. IQ seviyemizi aşağıya
onların topluluğunun oluştuğu bölegeye çekerek sohbet ve muhabbetlerimize
devam edersek bir sıkıntı olacağını sanmıyorum.
Galiba bu durum çok sıkıcı, inişli çıkışlı bir hayatınız olması gerekiyor.
ve buna devamlı ayak uydurabilmek. Kendi iç dünyanızın karmakarışık
olmasıda buna dahil, karışık ilişkiler, karışık arkadaşlıklar... Bence çok
gereksiz, bırakın onlar sizi anlamak için uğraşsın, çünkü; normal olan
sizsiniz. Ben öyle yaptım, şimdi çok daha mutlu ve huzurluyum... Sırrı mı?
Tabiki normal olanı yaptım. Normal bir insan IQ'sunda ''IQ'mu rölantiye
aldım''.
''Burak SEVİNÇ''
cevaplandırılması sonucunda sayısal olarak sunulan bir değer IQ... İnsan
zekasının sayısal ifadesi olarak kabul edilen bu değerin öğrenilmesiyle
birlikte akıllarda bir tedirginlik hissi oluşur. Acaba aptalmıyım, lan bu
ne demek oluyor şimdi, ben neyim lan! yoksa Einstein falanmıyım... Derken
bünyeye göre IQ'lar da belirlenmiş oluyor. Asıl olay bundan sonra başlıyor
ya...
IQ'su yüksek olan bir kısım arkadaşla anlaşmak zorlaşıyor, başka dünyanın
insanı modeli oluşturuyorlar kendi eksenleri etrafında, bu da ister
istemez insanlar arasında kopukluklara neden oluyor, kopuklukları ortadan
kaldırmak içinse o arkadaşın IQ seviyesine çıkılması gerekir. Kitaplar,
ansiklopediler, bilimsel kaynaklar karıştırılarak yapılan zor ve
meşekkatli çalışmalardan sonra, bunu başardığınızda yüzünüzdeki
mutluluktan anlayabilirsiniz.
Henüz herşey bitmedi. Bunun tersi bir durumda var. Eyvah IQ'm düşük!
Korkuların başlangıcı, dünyanın anlaşılamaz bir yer olduğunu anlama
vakti. Üstelik üstesinden tek başına gelinemeyeceğinin anlaşılmasıyla
birlikte içine kapanık karanlık grupların kurulduğu bir yaklaşımın
başladığı an...
Bu tip arkadaşları anlamak için ne mi yapmalıyız. IQ seviyemizi aşağıya
onların topluluğunun oluştuğu bölegeye çekerek sohbet ve muhabbetlerimize
devam edersek bir sıkıntı olacağını sanmıyorum.
Galiba bu durum çok sıkıcı, inişli çıkışlı bir hayatınız olması gerekiyor.
ve buna devamlı ayak uydurabilmek. Kendi iç dünyanızın karmakarışık
olmasıda buna dahil, karışık ilişkiler, karışık arkadaşlıklar... Bence çok
gereksiz, bırakın onlar sizi anlamak için uğraşsın, çünkü; normal olan
sizsiniz. Ben öyle yaptım, şimdi çok daha mutlu ve huzurluyum... Sırrı mı?
Tabiki normal olanı yaptım. Normal bir insan IQ'sunda ''IQ'mu rölantiye
aldım''.
''Burak SEVİNÇ''
07 Ağustos, 2011
UZUN İP KISA GELDİ
Uzuncana bir ip sahibi olmak ne kadar garip olabilir ki.. Belki de hiç
garip değildir. Uzun bir ipin sahibi olmak, uzun derken... Uzun işte!
Birgün elimde uzunca bir ip ve bu iple ne yapılabilir diye düşünürken...
Aslında düşünemeyip farklı fikirlere baş vurduğumda, ip atlayanlar,
uçurtmaya bağlayanlar, çamaşır ipi yapanlar, ağrıyan dişini kapıya
bağlayıp çekenler ve benzeri birçok fikrin sahibi olduğum söylenebilir.
Bir bakıma her akıllının bir fikri vardı uzun bir iple ilgili...
Bir deli'ye sorma fikri nerden geldi aklıma bilmiyorum ama, sen uzunca
bir iple ne yapardın diye o'na sorduğumda...
Ben hastaneden kaçardım ama korkuyorum!.. Pencereden sarkıttığımda
senin uzun ipin ya kısa gelirse!..
Galiba benim 'Uzun ip kısa geldi'.
garip değildir. Uzun bir ipin sahibi olmak, uzun derken... Uzun işte!
Birgün elimde uzunca bir ip ve bu iple ne yapılabilir diye düşünürken...
Aslında düşünemeyip farklı fikirlere baş vurduğumda, ip atlayanlar,
uçurtmaya bağlayanlar, çamaşır ipi yapanlar, ağrıyan dişini kapıya
bağlayıp çekenler ve benzeri birçok fikrin sahibi olduğum söylenebilir.
Bir bakıma her akıllının bir fikri vardı uzun bir iple ilgili...
Bir deli'ye sorma fikri nerden geldi aklıma bilmiyorum ama, sen uzunca
bir iple ne yapardın diye o'na sorduğumda...
Ben hastaneden kaçardım ama korkuyorum!.. Pencereden sarkıttığımda
senin uzun ipin ya kısa gelirse!..
Galiba benim 'Uzun ip kısa geldi'.
''Burak SEVİNÇ''
06 Ağustos, 2011
SENİNLE BİR YOLA ÇIKALIM
Ey sevgili, seninle bir yola çıkalım... Tüm eskileri at!
Elinden, aklından, kalbinden... Sadece, benden olanlarla...
Seninle bir yola çıkalım. Ve unut onları, onlar gibi olmayacağım sana...
Aşklada başlamasın bu yolculuk, aşk acısıyla sınanması korkutur!
Birbirimize saygıyla ve inanarak, seninle bir yola çıkalım.
Yeni umutlar, yeni hayallerle kendi ufuklarımızı çizelim.
Engelleri, aksilikleri, zamanı beraber aşalım sonuna kadar...
Bu dünyada ki aşka inat, kendi sevgimizi yaratalım.
Sonunda, ikimiz ömür boyu mutluluğa açılan bir kapıdan geçerek,
bir ömre beraber yolculuk için...
Seninle bir yola çıkalım...
''Burak SEVİNÇ''
Elinden, aklından, kalbinden... Sadece, benden olanlarla...
Seninle bir yola çıkalım. Ve unut onları, onlar gibi olmayacağım sana...
Aşklada başlamasın bu yolculuk, aşk acısıyla sınanması korkutur!
Birbirimize saygıyla ve inanarak, seninle bir yola çıkalım.
Yeni umutlar, yeni hayallerle kendi ufuklarımızı çizelim.
Engelleri, aksilikleri, zamanı beraber aşalım sonuna kadar...
Bu dünyada ki aşka inat, kendi sevgimizi yaratalım.
Sonunda, ikimiz ömür boyu mutluluğa açılan bir kapıdan geçerek,
bir ömre beraber yolculuk için...
Seninle bir yola çıkalım...
''Burak SEVİNÇ''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
